YOU ARE HERE
Farqin Azad Bau Ta Albmümü Cikti
| Farqin Azad ile Röportaj |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. |
Aslında müzikseverler uzun bir dönemdir ,Farqin’in solo albümünü bekliyordu. Geçtiğimiz aylarda “Roj Wê Bê, albümü müzik marketlerdeki yerini aldı .Albümün müzik yönetmenliğini, genç yaşına rağmen kariyerine birbirinden başarılı albümler sığdıran Ömer Avcı yapmış Duygusal parçaların ağırlıkta olduğu, yer yer politik mesajların da kendisini hissettirdiği albümde sırasıyla“Roj wê Bê”,.”Bahoz”,.”Ba û Ta”,”Çiçekê”,.”Ev Dilê Min”,.”Her Holê”,”Newroza Min”,.”Şêrin Gulê” ,”Gelo Kengê” ,”Potbûri (Farqin Xweş e, Xalxaloka Çema), “Bavê Seyro” adlı parçalar yer alıyor.
Profesyonel müzik hayatına başladığı ilk günden bu yana Kürt Müziği’ne bir çok derlemeler kazandıran sanatçı, bu güne kadar çalışmalarında yer aldığı bütün albümlerin halk tarafında çok sevildiğini ve bundan sonra da halkın duygularını yansıtan albümler yapmak istediğini belirtiyor. Şuana kadar, yapmış olduğu çalışmalara baktığımızda, bu hedefine ulaşmakta pek de zorlanmadığına tanık oluyoruz Çizgisinden ve kalitesinden ödün vermeden müzikal yolculuğuna devam eden Farqin Azad”in, 2.albümünün ilk klibini “Roj wê Bê” ye çekti. Amed Dicle Kültür Merkezi’nde Farqin’le, “zimanê kürdî zimanêmeye” ile başlayan “Roj wê Bê” le devam eden müzik serüvenini konuştu, İlk olarak Koma Azad’dan söz edelim? Bize Koma Azad’ın serüveninden biraz söz edermisiniz.? 1987 yılında, Mardin’in Derik ilçesi’nde Turan Yapıştıran ve Bawercan tarafında Grup Özgür olarak kuruldu. 1990 yılında ise, Koma Azad adını kullanmaya başladı. 1991 yılında çalışmalarına Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) devam etti. . Bu süre içerisinde grup sayısında artış oldu. Adana’da gruba Şilan arkadaşımız dahil oldu. 1993 yılında Diyarbakır’da acılan MKM bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. Tabi buradaki çalışmalar çok daha zordu. Çünkü faili meçhul cinayetlerin işlendiği bir yerde ve yurtsever kurumlarda çalışmak gerçekten de bedel isteyen bir durumdu. Koma Azad’daki, bütün arkadaşlar bu zorlukları bilerek burada sanatlarını icra etmeye çalışıyorlardı. Bu süre içerisinde gruba ben dahil oldum. Benimle beraber şuan Avrupa’da sanat çalışmalarını yürüten Memo Gül’de gruba dahil oldu. 1994 yılında grubun ilk albümü olan “şemal”ı Avrupa’da piyasaya çıkardık. “Şemal” in çalışmalarında yer aldım. Bu kasette iki otantik olan şarkının derlemelerini yaptım. 1995 yılında MKM’nın zorla kapatılması ve grupta çalışan arkadaşların cezaevine girmesinin ardında çalışmalarımı İstanbul MKM’de sürdürdüm. Tabi çalışmalarım sürerken Koma Azad’ı yeniden yapılandırmak zorunda kaldım. Çünkü; grupta yer alan Turan Yapıştıran cezaevine girdi, Bewarcan Avrupa’ya gitti, Memo gruptan ayrılıp, Koma Amed’te çalışmaya başladı. Şilan müzik çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. Ben tek başına gruba yeni elemanlar alarak tekrardan çalışmalar başladım. Grupta o zaman Meme, Ahmet, Mübin , Allattin , Newroz, Hacı ve Rauf arkadaşlar katıldılar. Beraber birçok konserlere ve etkinliklere katıldık. Bu süre içerisinde grupta birçok değişiklikler oldu. Koma Azad yaşadığı zorluklara rağmen bu güne kadar sanat çalışmalarından kopmadan sürdürdü. 2001 yılında “Bihuşta Min” albümünü 2004 yılında da “Şar” albümünü çıkardık... 2002 yılında tekrar Amed’e taşındık. Çalışmalarımızı, şuan Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde sürdürmekteyiz. HALKIMIZ HER ZAMAN YANIMIZDAYDI Grup üyeleri tutuklanmalar , işkenceler gözaltına alınmalara rağmen grup ayakta.. Oysa 90’lar da bir çok grup dağıldı. Koma Azad’ı , ayakta tutan ne? Koma Azad’ın ayakta kalmasının ana temelinde yatan Kürt halkının, gruba sahip çıkmasıdır.. Bununla beraber grup sürekli kendisini yenileme ve geliştirmek için uğraş vermesidir..... Grupta simdi kimlerle devam ediyorsunuz? Grup üyeleri bir dönem sürekli değişiyordu? Grup üyelerinin sürekli değişmesindeki etki yaşanan baskıların yoğun olması ve Kurdistan’da sanatın yapılmasının zor olmamsından kaynaklı ve bundan dolayı birçok kişi grupta yer aldı. Grupta yer alan birçok arkadaş halen müzik piyasasında çalışmalarını sürdürmektedir. Grupta benimle beraber bağlama çalan Hacı, 2002 yılında tekrar gruba dahil olan Şilan . ritim çalan Çihan ve gitar çalan Deniz bulunmakta. Ayrıca bizlere dışarıda sürekli destek olan Hakan , Doğan, Engin , Sait, Aziz ve Sedat, grupta yer alıyorlar.. Dicle Fırat Kültür Merkezi bünyesinde sanat çalışmalarını yürüten genç müzisyen arkadaşlarda her zaman yanımızda yer aldılar. “KOMA AZAD SANATINI İÇRA EDERKEN BİR ÇOK ZORLUKLARLA MUCADELE ETMEK ZORUNDA KALDI” 1991 ve 1998 yılları arasında Kürdistan’da müzik yapmak çok zordu. Ne tür zorluklarla karşılaştınız.? Bizim karşılaştığımız zorluklar saymakla bitmez; sahnelerden indiğimiz gibi göz altılarına alnıma, işkencelere, dayaklara maruz kalma, sazlarımızın başlarımız da kırılması, ceza evlerine girmeler sürekli tehdit edilmeler v.b gibi kötü olaylara maruz kaldık. Kürtçe müzik nerde yapıyorsan yap, baskı ve işkence her yerde vardı. Biz baskılara ve işkencelere hem Amed’te, hem de metropol şehri dediğimiz İstanbul’da maruz kalıyorduk. .... ama bütün bunlara rağmen halkımızın dilinde şarkılar söylemek hep bizim için öncelik oldu ve halen de devam etmekteyiz. Bu süre içerisinde en büyük desteği yine halkımızdan görüyorduk... Grup olarak zor günler geçirmişisiniz.Umuts uzluğa kapıldınız mı? “Grup artık tamamen dağıldı” dediğiniz anlar oldu mu? Evet oldu. Bir dönem baskılar işkenceler arttı. Az önce de belirttiğim gibi gruptan arkadaşlar çeşitli nedenlerden dolayı ayrılmıştı. Ben tek başıma kalmıştım. Bazen ben de bırakmayı düşünsem de, buna gönlüm el vermedi. Gruba yeni elemanlar katılarak tekrardan çeşitli etkinliklere katılmaya başladık Sanatçılara müzikle ilgisinin başlangıcı sorulduğunda klasik bir cevap vardır “Ben çocukken hep şarkı söylermişim, herkes bu çocuk sanatçı olacak dermiş”. Size de bu çocuk sanatçı olacak derler miydi? Çocukluğunuzda müziğe ilginiz nasıldı? Benimde aynı..... Ben Silvan’da okulda şarkılar söylerdim ve okuldaki bütün hocalarım benim sesimin iyi olduğunu hep söylerdiler. O zamanlarda iyi bir müzik dinleyicisi idim. Benim sanatla uğraşmama Silvanlı olmamın da etkisi var..Silvan (farqin) Amed’in en eski yerleşim merkezidir. Bu bölgede sanatla uğraşan bir çok kişi çıkmış ve bunlar içerisinde beni en çok etkileyen rahmetli Hozan Şiyar’dır. Belki benim sanatçı olmama sebep kendisidir. Hozan Şiyar’ın sanatı beni çok etkilemişti. Ama profesyonel olarak müzikle uğraşmam Kocaeli’nde başladı. “ROJ WE BE” ALBÜMÜ BİR ÖZLEMİN BİR HASRET İN ALBÜMÜ “ Uzun bir aradan sonra ilk solo albümünüzle sevenlerinize yeninden “merhaba”dedini z. Bu albümü diğer albümlerinizden ayıran özellikler nelerdir? Benim sanatla uğraşmam hemen hemen 20. yılına girdi. “Roj Wé Bé” benim ikinci solo albümüm. İlk solo albümüm 1990 yılında çıkardığım “zimanê kürdî zimanêmeye” dir Koma Azad’la çalışırken de hep bir solo albüm yapma isteğim vardı. Bu da 2008 de nasip oldu. “Roj Wé Bé” çalışmamı diğer çalışmalarımdan ayıran ise; bu kasette biraz daha klasik enstrümanları kullanmam ve sesimi biraz daha pesleştırmemdir. Bu kasetin saundunun “Şemal”,. “Bihuşta Min” ve ”Şar” albümlerin dışında bir saund olmasını istedim.. . “Roj Wé Bé “de benim istediğim çalışma biraz daha formatın doğu ve otantik olmasıydı. “Roj Wé Bé” albümünde başından sonuna kadar yanında olan, Amed’li dostum Ömer Avcı ile beraber yaptık Bunu da başardığımıza inanıyorum. Tabii, bunun değerlendirmesini de halkımıza bırakıyorum. Albümün konseptine ilişkin neler söylemek istersiniz? Benim genelde çalışmalarında yer aldığım bütün albümlerde konsept hep yaşadığımız bu coğrafyada yaşanan kirli savaşın biran önce barışla son bulması ve Ortadoğu’da yaşayan bütün halkların sınırsız ve özgürce bir yaşam sürmeleridir. İçimde hep bu özlem vardır. Bu kasete barış özlemini ve duygularımı ortaya koydum. Bu nedenle kasetimin adını “ROJ WÊ BÊ “koydum. Umarız bu günler yakın olur ve bu kirli savaşlar insanlık adına son bulur Albümle birlikte sahne çalışmalarınız nasıl olacak? Konser, turne programlarınız belli oldu mu? Albümle beraber birçok festivallere katıldık. Ayrıca Avrupa’da düzenlenen Kürt gecelerine ve festivallere katlıyoruz. Tabi, kendi çalışmalarımın dışında Koma Azad’la, çalışmalarım da devam etmekte. Grupla beraber de konserlere gidiyorum. Grup çalışması daha çok ön planda. Albümlerinizde çalışacağınız kişileri (düzenleme, enstrüman, vs.) hangi kriterlere göre seçiyorsunuz? Genelde bizim beraber çalıştığımız arkadaşlarımız bizim kurumlarda çalışan ve Kürt sanatını iyi bilen ve popüler sanattan uzak çalışan arkadaşlardır. Kullanılan enstrümanlar da Ortadoğu’da kullanılan ve bu halkların kullandığı enstrümanları kullanmaya özen gösterdim. Yapılan bütün çalışmalarımda arabeskten ve popüler müzikten uzak durmaya önem verdim. Kimlerle çalıştınız bu albümde? Ömer Avcı, Cihan Kuzey, Ertan Tekin , Mübin Dönen, Abdullah Karakaş, Turhan Yapıştıran, İlyas Tetik, Engin Aslan, Eylem Pelit, Cem Tuncer, Serkan Çağrı ,Sait Yıldız, Meral Tekçi, Hakan Kara, Zelal Gökçe gibi değerli müzisyen arkadaşlarımla çalıştım.. Çoğu isimler tanıdık... Koma Azad’ta ve kurumlarda sanatlarını yürüten arkadaşlar... Çalışmalarınız sırasın da fikir ayrılıkları oldu mu? Fikir ayrılıkları olmadı. Çünkü; az önce de belirttiğim gibi, çalıştığım isimler Kürt müziğine yıllarca emek veren isimler. Ve Kürt müziğini iyi bilen isimler ..... Bu nedenle fikir ayrılıkları olmadı. Albüm çalışmaları sırasında fazla zorlanmadım çok zevkli gecen bir çalışma oldu. Buradan da emeklerinden dolayı hepsine sonsuz teşekkürler. Hem grup çalışması hem de bireysel çalışmalar yapmış bir sanatçı olarak grup ile bireysel çalışma yapmak arasında nasıl bir fark var sizce? Benim bireysel çalışmadan çok, en fazla önemsediğim kolektif çalışmalardır. Çünkü: kolektif çalışmalarda birçok üretime imza atmışız. Bireyselliğin öne çıkmasından çok, yapılan üretimin öne çıkması bana göre daha değerli Benim bu albüm çalışmamda gruptaki arkadaşlarımın destekleriyle piyasaya çıkardım. . “GRUP ÇALIŞMALARI BANA DAHA CAZİP GELİYOR” Grup çalışmalarını mı tercih ediyorsunuz? Evet. Ben bireysel çalışmayı sevseydim yıllar önce Koma Azad’la çalışmazdım. Ben ondan önce üniversiteden arkadaşlarla grup kurarak müziğe başlamıştım. Grupta üretimi daha fazla oluyor. Bu nedenle. grup çalışması bana daha cazip geliyor Yeni albümünüzün satışlarından neler bekliyorsunuz? Satışlarından çok beklediğim bir şey yok. Çünkü, korsan ve İnternet bütün emeğimizin çalınmasına neden oluyor. Bu nedenle çıkardığım albümlerden eskiye göre bir beklentim yok Ben röportaj yaptığım Kürt sanatçılara dengbejlikle ilgili birkaç soru soruyorum. Bu kuralı sizde de bozamayarak, size de birkaç soru sormak istiyorum. ... Fargin dengbeliği bu gün için değerlendirecek olursak hangi konumda? (gülümsüyor), Biliyorum. Ben MKM (Mezopatamya Kültür Merkezi) bünyesinde çalışmadan öncede dengbejleri dinlerdim. “Dengbejlik kültürü ile sürekli iç içeyim” diyebilirim.. Derleme çalışmaları yapıyorum. . Kom müziğin çıkardığı Erivan arşivine ait derlemelerin bir çoğu bana ait. Ayrıca “Şahiya stranan”da bulun birkaç derlemem var. Günümüz için dengbejliği değerlendirecek olursak; bugün daha çok dinleyici kitlesi var . Birçok genç arkadaşımız artık dengbejlik yapıyor Bugün Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi’nde, 40’a yakın dengbejimiz var. Dengbejlerimiz Büyük Şehir Belediyesin’in açmış olduğu dengbej evinde çalışmalarını sürdürmekteler Ayrıca “mala dengbej(dengbej evi) bünyesinde çalışmalarını yürüten birçok kadın dengbejlerimiz de var. Ben bu yeni kasetimde Amed’li dengbej Xalê Seydixan’la beraber bir düet yaptım . Çıktığım birçok konserde dengbejlik geleneğini sürdürmek için klamlar söylerim. Bu gün için dengbejliğe umutlu bakıyorsunuz. Birçok sanatçı bu konuda çok karamsar... Evet... Gecen yıllara oranla şuan daha bir umutluyum... Özelikle gençlerimizin dengebejliğe olan ilgilerinin her gecen gün artması beni mutlu ediyor. Dengbejliğin yok olmaması için sanatçılar ve kurumlar nasıl önlemler almalı sizce? Bana göre dengbejlerin kurumsal bir alana kavuşturulması ve dengbejlerin söylediği bütün klamların kayıt altına alınması gerekiyor. Dengbej kültürünü daha çok gelecek nesillere hitap edecek şekilde, çeşitli kültür merkezleri kurularak, buralarda arşiv bölümleri oluşturmak gerekiyor. Bu bölümde dengbelerimizin dünü ve yarınları ile ilgili geniş çaplı bir araştırma yapmak gerekiyor. Bugün bu çalışmaları, Dicle Fırat Kültür Merkezi ve Amed Büyük Şehir Belediyesi ortak yapıyorlar. Ama bu da yeterli değil. Daha çok Kültür merkezleri ve dengbej evleri açılması gerekiyor. Bu gibi çalışmalar düzenli ve bilinçli bir şeklide yapıldığı sürece dengbejlik geleneğini gelecek nesillere yozlaştırmadan sürdürmüş oluruz. Kısacası bu konuda kurumlaşmamamız lazım Yanılmıyorsam Avrupa’da çeşitli fonlarda bu konuda yardım ediliyor....geçtiğim iz yıllarda "Kültürel Girişimler Destek Hibe Programı" projesi vardı.. bunun hakkın da bizlere bilgi verimisiniz.? Evet. AB (Avrupa Birliği) tarafından finanse edilen "Kültürel Girişimler Destek Hibe Programı" projesi vardı. Bu proje içerisin de dengbejlğin tanıtımı için bir dengbej antolojisi hazırladı. Bu proje hazırlanırken geniş çaplı bir araştırma yapıldı. 100’e yakın dengbejin bilgilerine ulaşıldı.... Ayrıca proje kapsamında , antoloji, CD basımı, konser organizasyonları ve panel gibi faaliyetler de yapıldı... En önemlisi “mala dengbej”(dengbej evi) kurularak dengbejlerimizi bir araya geldiler, gelmeye de devam ediyorlar... Dengbej antolojisi kaç sayfadan oluşuyor ve ne kadar basıldı... ? 361 sayfadan oluşuyor. 2 bin adet basıldı. Bu projenin ana hedefi neydi? Bu projenin ana hedefi,dengbejlik geleneğinin gelecek nesillere yozlaştırmadan aktarılması.... Sadece Avrupa Birliği’nin desteklediği bir projemiydi? Hayır. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’de bu projeye çok büyük destek verdi. Sizi en çok etkileyen dengbejler ? Genelde ben dengbejlerin söylediği bütün klamlardan etkilenirim. Çünkü benim duygularımı anlatıyorlar. Bu coğrafyada yaşayan Kürt halkının başından yıllar önce gecen olayları dile getiriyorlar. Özeliklide Erivan Radyosu’nda yayınlanan klamları söyleyen, . Şeroye Biro , Egitê Cimo ve Şakiro gibi dengbej ustaları beni çok etkiliyor.. Müzikte hayalleriniz neler? Müzik alanında zaten çok önemli işler yaptınız ancak şöyle bir şey yapsam müziğe ve stranlara müthiş hizmet etmiş olurum dediğiniz başka hedefleriniz var mı? En çok olmasını istediğim, Kürt müziğinin akademik bir tarzda derslerin verildiği bir akademinin olması ve bu akademide Kürtçe sanat derslerinin verilmesini hep hayal ettim. Büyük arşivlerin oluşturulduğu kültür sanat merkezlerinin olmasını çok isterdim. Ben sanatla uğraşırken teorisini bilmiyordum ve halende yalnızca pratikle uğraşıyorum. O yüzden bu halk için en iyi olanın bana göre eğitimli ve teorik olarak sanatını yapmak. Size göre bir sanatçıda olması gereken en önemli üç özellik nedir? Bana göre Kürtçe müzik yapan sanatçıda bulunması gereken, .sanatını yaptığı halkın dilini iyi bilmesi bu halkın kültürünü iyi tanıması ve sürekli halkın yanında olması gerek. . Kürt müziğinin geleceğinden endişe duyuyor musunuz? Bizim içinde bulunduğumuz süreç içerisinde bazı kaygılarım var. Çünkü yapılan çalışmaların birçoğu da Kürt müziğinden uzak çalışmaların olduğunu görüyoruz. Son dönemlerde çıkan bir çok Kürtçe albüm daha çok popüler ve arabesk tarzında albümler olduğunu görüyoruz.. Bu yüzden Kürt sanatçılar ve Kürt plak şirketleri bu konuda gereken önlemleri alması gerekiyor. Çünkü yapılan sanat birazda pratik olarak yapılıyor ve akademik çalışmalardan uzak bundan dolayı biraz kaygılarım var Kürt müziği artık arabesk, müziğin etkisinde diyebiliriz? Son dönem çıkan birçok albüm arabesk tarzında, bu durumu Kürt müziğine bir darbe olarak görüyor musunuz? Sizce Kürt müziğine zarar veriyor mu? Ben daha önce de demiştim, arabesk veya popüler sanatın genelde Kürt müziğinin gelişmesinde büyük etken ve engel olarak görüyorum. Tabii bu durum da Kürt müziğine çok büyük zarar veriyor. Toplum olarak Kürt müziğini yeterince tanıyor muyuz?.Bu konuda Kürt sanatçılar Kürt müziğini yeterince tanıtıyorlar mı?
Toplum olarak Kürt müziğini tanımıyoruz. Çünkü: yaşadığımız coğrafyada Kürtler dışında yaşayan başka halklar da var. Ve bu halklar birbirlerinden ciddi anlamda etkilenmişlerdir. Örneğin, bizim söylediğimiz bazı şarkıları burada yaşayan Ermeniler ve Süryaniler de söylüyorlar ve bu yüzden hep arada kalıyoruz. Kürt müziğiyle ilgili elimizde belge yok. Bizim tek bildiğimiz ezgilerden ve dengbejlerden duyduklarımıza göre değerlendiriyoruz. Bu nedenle toplum olarak Kürt müziğini” iyi tanıyoruz “ diyemeyiz. Kürt Müziğini, Kürt sanatçılar yeterince tanıyorlar mı ? Kürt müzisyenler de, Kürt müziğini tam tanımıyor. Şayet tanısaydık, bugün popüler ve arabesk müziği tartışmazdık. O zaman da kendi asıl müziğimizi yapardık. Sanatçı olarak bunun üzerinde de pek fazla çalışmalar yapmıyoruz. Mp3 indirmenin albüm satışlarına karşı önlenemez bir yükselişi var.. Mp3 ve korsan yüzünden albüm satışlarının % 70 gerilediği söyleniyor. Sizce bir çözüm yolu bulunabilir mi? Şuan ki, koşullarda bir çözüm bulamıyoruz. Müzik piyasası da çözüm bulmak için uğraş peşinde ama bence şuan için biraz zor. Mp3 sektörü kasetin satışının %80’i etkiliyor. Korsandan dolayı yıllarca emek verilen bütün çalışmalarımız boşuna gidiyor. Birçok önlemler alındı ama yinede baş edemiyoruz. Belki çözüm Avrupa’da olduğu gibi dijital ortam olabilir. Tabi, bunun da kültürünün olması lazım İnternetle aranız nasıl ?İnternette sizin de siteniz var?.. İnternet’ten fazla anlamam. Günlük olayları, haberleri ve kendi sitemdeki bana gelen E-Mailleri takip ediyorum. İnternet’te benimde bir web sitem var Dinleyicilerim bana www.farqinazad.com ‘dan ulaşabilir Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? Öncelikle böylesi bir söyleşi yaptığınız için size teşekkür ediyorum. Bütün okurlarınıza selamlarımı yolluyorum. Sizin aracılığınızla Kürt sanatının gelişmesine katkı sunan bütün kurumlarımıza ve halkımıza teşekkür ediyorum. Barış kardeşlik ve özgürlüğün egemen olduğu güzel günler diliyorum. Koma Azad’da bugüne kadar emekleri geçen isimler Turan YAPIŞTIRAN: Grubun ilk kurucularındandır. 1987-95 yılları arasında grupla birlikte çalıştı. Halen çalışmalarını Koma Amed de devam etmektedir. OZAN BAWER(Bawercan): Grubun kuruluşunda yer aldı. 1987-94 yılları arası çalışmları sürdürdü. Şuan Almanya da ozan olarak sanatsal çalışmalarına devam etmektedir. ŞİLAN: 1991 ve 1995 yılları arası grupla birlikte çalışmalara katılmıştır. Halen sanatsal çalışmalarını Amed’de sürdürmektedir MEMO: 1993-95 yılları arası grupta yer almıştır. Koma Azad sonrası Koma Amed ve Koma Çarnewa da yer almıştır. Halen çalışmalarını Almanya da sürdürmektedir. MEHMET YAPIŞTIRAN: 1996-98 yılları arası grupta yer almış ve zorunlu olarak 1998 yılında gruptan ayrılarak Almanya’ya gitmiş ve şu anda Koma Berxwedan da sanat çalışmalarını sürdürmektedir. NEWROZ: 1997-98 yılları arası Koma Azad grubu içerisinde yer almıştır. Şu an çalışmalarını yurt dışında sürdürmektedir. MÜBİN DÜNEN: 1997-98 yılları arsında Koma Azad ile birlikte çalışmıştır. Şuan Koma Amed’te çalışmalarını sürdürmektedir. FARUK BUCAK: 1997-98 yılları arasında Koma Azad içerisinde yer almış daha sonra Koma Amed içerisinde çalışmalarını devam ettirmiş şuan ise sanat çalışmalarına Urfa’da devam etmektedir. ALATTİN AYKOÇ: 1997-99 yılları arasında grupta yer almıştır. Halen çalışmalarını MKM Müzik biriminde devam ettirmektedir. SIDIK SEZGİN: MKM Müzik biriminde çalışmalarını sürdüren Sıddık Sezgin aynı zamanda da Koma Azad’a dışarıdan çalışmalarına destek veriyor |
unregistered template
Template by Ahadesign
Visit the Ahadesign-Forum
Foto Galeri

